Hep derim ya; izlediğim bir dizi, film, okuduğum bir kitap, dinlediğim bir şarkı bir şeyler katmalı bana. Boşa asla geçmek istemem, beni başka bir yöne çekmeli. Yine başka başka yerlere çektiler beni, yine güzel bir ses keşfettim One Tree Hill sayesinde: Laura Izibor!
Laura Izibor'un kadife sesini ilk duyuşum değil aslında; bilen bilir, fena halde mahvedici özelliği olan P.S. I Love You filminin soundtrack albümünde Carousel şarkısını seslendiriyordu. Oradan bu sese, bu isme aşinalığım vardı. Ama geçen akşam One Tree Hill'in yayınlanan son bölümündeki performansı ve Can't Be Love şarkısıyla beni öylesine benden aldı ki, kendimi bir anda O'nun şarkılarını dinlerken buldum. İsterim ki, siz de keşfedin bu tatlı kadını...

15 yaşındayken İrlanda'nın prestijli ödüllerinden "2FM Song Contest"i kazandı. 17 yaşındayken ilk albümünün hazırlıklarına başladı. Kendi şarkılarını yazdı; 4 yıl boyunca New York, Atlanta, Philadelphia ve Dublin'de turnelere çıktı, şarkılarını kaydetti. 2009'un başlarında Laura Izibor, tamamını kendi hazırladığı Let The Truth Be Told albümüyle resmi olarak dinleyicisiyle buluştu. " Albümün ismi çok güçlü hissettiriyor, neredeyse İncil gibi..." diyor Laura Izibor ve ekliyor: "Bu albümü ben yazdım çünkü bu benim gerçeğim. Bu samimi ve kişisel bir kayıt, çünkü içindekiler hayatımdan parçalar."
Müziğe böylesine aşık bir kadından kötü bir müzik çıkması zaten mümkün değil. Şarkı söylerken tüm bu duyguları hissedebiliyorsunuz. Piyanonun başında şarkısını söylerken, müziğin ruhtan, içten gelen bir şey olduğunu görebiliyorsunuz. Laura Izibor müzik için yaratılmış bir kadın adeta...
"Hayat güzeldir. Müzik şaşırtıcı. Sadece sevdiğim şeyi yapıyor olmak harika bir şey, bu yüzden minnettarım."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder