Biraz daha beraber büyüseydik keşke. Erken oldu bu gitme kararı. Daha çocuktuk çoğumuz. Ama dün gibi hatırlıyorum. Her ayrıntı aklıma kazınmış. "Çok uzaklara gitti" dediler çocuklara. Ama biliyordu çocuklar nereye gittiğini Barış Abilerinin. Her yerde O'nun şarkıları çalınıyordu. Ekranda O'nun resimleri, herkes O'nun hakkında konuşuyordu. Hepimiz anlamıştık bir daha gelmeyeceğini. Pazar sabahları O'nunla dünyayı dolaşamayacaktık, bir daha kimse bize mikrofon uzatmayacaktı şarkı söylememiz için, bir de üstüne 10 puan kim verirdi ki bu devirde?

Bir kaset kaldı o günlerden hatıra; Barış Abi'nin tamamlayamadan gittiği Mançoloji'si. Kaç kere dinledim bilemem, en kıymetlimdi arşivimde. Kaç kere izledim bilmem O'nu televizyonda, kaç kere parçalandığını kalbimin ve neden bu kadar acıttığını... Bilirim aslında, biz çok sevmişiz O'nu gerçekten. Hepimizin Barış Abisi olmuş. Hepimizin Barış Manço'su olmuş, evimize, içimize girmiş. Yetmemiş, dünyanın bir ucundan öbür ucuna sevdirmiş kendini. Adı gibi barışa adamış kendini, iyiliğe, sevgiye, müziğe... Ondan bu yalnızlık duygusu, bu hüzün. Ondan bunca sene geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi özlenmesi.
Erkendi Barış Abi. Erkendi biraz, her ölüm gibi. Çok özledik seni.
(Not: Bu yazı, Aklına Mukayyet'e ilham veren en güçlü varlıklardan biri olan Barış Manço'ya ithaf edilmiştir.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder