Düşler Ovası Dediler Ki... Parov Stelar - Electro Swing Ondan Sorulur! Banshee - Karanlık Bir Kasaba Hikayesi The Time Traveler's Wife - Zaman Yolcusunun Karısı

29 Haziran 2010 Salı

Sil Baştan



"Birini aklınızdan silebilirsiniz, ama onu kalbinizden atmak başka bir hikayedir..."

Bilen bilir, Eternal Sunshine Of The Spotless Mind (Sil Baştan) filminden bir cümledir bu. İzleyenlerinin büyük çoğunluğunun -beni es geçin- hayranı olduğu film. Joel ve Clementine birbirlerini unutmanın mümkün olmadığını anladıkları anda, doğaya karşı gelerek, hafızalarında yer eden birbirleriyle ilgili bütün anılarını sildirmenin yolunu bulurlar. Lacuna Laboratuarı'nda, farklı zamanlarda derin bir uykuya yatarak hatıraları yok etmek isterler. Clementine bunu başarmıştır ama Joel aklından silse de kalbinden silemeyeceğini anlamış, derin uykuda onu hatıralarında yaşatmanın mücadelesini verir.

"Ben seni hep sevdim ama şimdi kendimi hatırlamıyorum. Tek hatırladığım sen ve seninle yaşadığım anlar..."

Lacuna Laboratuarı'nın yerini bilen var mı? Dr. Mierzwiak'ı tanıyanınız var mı? Hepimizin silmek istediği anıları var, hadi biri çıksın da versin adresi! Yok, yok, Montauk'ta değilmiş, araştırdım ben. Yok mu? Nasıl, öyle bir yer yok mu? Henüz o makine icat edilmedi mi? Sildiremez miyiz şimdi onları?

"- Joely? Ya bu sefer kalırsan?
  - Çıkıp gittim. Hiç hatıra kalmadı.
  - En azından gel de bir veda yarat. Vedalaşmışız gibi yapalım. Elveda, Joel.
  - Seni seviyorum."

Sildiremeyiz, doğru. Bazı hatıralar beynimizi kemirmeye devam edecek. Doğru, zaman zaman aklımıza gelip aşağıya doğru akıp, kalbe doğru baskı uygulayacak. Bu, her zaman böyle olacak. Biri gelecek, yerine yerleşecek, hiç gitmeyecekmiş gibi yapıp, bir gün dürtüleriyle hareket edip gitmekten söz edecek, hatta bunu hayata geçirip, yerinde bir boşluk bırakacak. Belki bunu isteyerek yapmayacak, yukarıdan birileri gelmesi için aklını çelecek ve o da gidecek. Ya da isteyecek gitmeyi, işine böylesi gelecek, yerini bir sızıya bırakıp başka bir hayata göz kırpacak, başkalarına gitmiş olacak. Ama olacak bunlar, öyle ya da böyle. Ve tüm bunlar yaşandığında Dr. Mierzwiak hala o laboraturı kurmamış olacak, kendi halimize bırakılacağız. Yani, bugüne kadar böyle olmadı mı?

" - Bekle.
   - Neden?
   - Bilmiyorum. Sadece bekle."

Joel ve Clementine'i izlerken milyonlarca kişi gibi ben de hafızamın bazı yerlerinin silinmesini dileyenlerdenim. Ama hepimiz biliyoruz ki, unutmak tek başımıza yapacağımız bir eylemdir. Zamanı da kişiden kişiye değişecektir, kimin ne söylediğine aldırmamak gerekir. Yaşamın herhangi bir anında, unutmaya engel olacak her türlü şey çıkacaktır yola. Ya çarpıp geçecek, ya da onun geçmesine izin vereceksiniz. Unutmak uzayacak, ömür kısalacak, akıl ve kalp ayrı yolu tutacak belki. Ama bu böyle olacak. Film, bunu kendi gözlerimizle görmemiz için yapılmış bir başyapıt adeta, sevmekte haklı herkes. Ama benim Eternal Sunshine Of The Spotless Mind'ı sevmememin sebebi, unutmayı sağlayacak öyle bir makinenin henüz icat edilememiş olmasıdır.

“Unutkanlar çok şanslıdır. Çünkü hatalarının dertlerini çekmezler.”

Bu yazıyı yazarken ve bu şarkı çalarken içime bir yumru oturmasaydı, olmazdı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı